HAYAT PAHALILIĞI FİYAT ETİKETİ/FAHİŞ FİYAT VE BELEDİYE ZABITASI

İÇİNDEKİLER

Önsöz………………………………………………………………………………………………………………………… 2

Fiyat Etiketi/Fahiş Fiyat Uygulamaları ve Zabıta…………………………………………………………….. 3

Geçmiş Zaman (Dünümüz)…………………………………………………………………………………….. 5-10

Fiyat Belirleme Düzenlemeleri (Mevzuatlar)……………………………………………………….. 6

Fiyat Kontrolleri, Fiyat Oluşumları Hakkında Düzenlenen Diğer Kanunlar……………… 7

Değerlendirme………………………………………………………………………………………………… 10

Şimdiki Zaman (Bugünümüz)…………………………………………………………………………………….. 11

Fiyat Etiketi Nedir?………………………………………………………………………………………… 12

Fiyat Etiketi Uygulaması…………………………………………………………………………………. 12

Fahiş Fiyat Tanımı Nedir?………………………………………………………………………………… 13

Fahiş Fiyat Uygulaması……………………………………………………………………………………. 13

Fiyat Etiketi ve Fahiş Fiyat Para Cezası Miktarı………………………………………………… 13

Genel Değerlendirme………………………………………………………………………………………. 14

Fiyat Etiketi Uygulamaları…………………………………………………………………………………………. 15

Etiket Örnekleri……………………………………………………………………………………………… 15

Fiyat Etiketi ve Liste Örnekleri……………………………………………………………………….. 16

Denetim İcrası………………………………………………………………………………………………. 16

Cezai Yaptırım İşlemleri…………………………………………………………………………………. 17

Tutanak ve İşlem Miktar Örnekleri………………………………………………………………….. 18

Satıştan Kaçınma Tanımı ve Uygulamaları………………………………………………………… 19

ÖNSÖZ

Bu derleme çalışmasında sizlere vereceğim bilgileri, kamuoyu ve medyada devamlı gündeme getirilen ve sanki suç zabıta memurlarında, zabıta denetim görevlerini yapmıyormuş algısını düzeltmek yine ülke genelinde bazı zabıta birimlerimizin durumdan vazife çıkartarak yanlış uygulamalar yapması bunları sosyal medya üzerinden sergilemeleri nedeniyle “Dünümüz şartlarını ve Bugünümüz şartlarını” döküm yaparak; ifa etmiş olduğumuz belediye zabıta memurluğu görevimiz kapsamında sizleri bilgilendirmesi maksadıyla kendi yorumlarımı katarak ve sizlere faydalı olmasını amaçlayarak fiyat etiketi ve fahiş fiyat konularını kaleme aldım.

Bu çalışmalarım esnasında yazım ve tasarım kısmında bana yardımcı olan Zabıta Memuru Tülay BAYRAKTAR ve Zabıta Memuru Beyza HOLACI’ya teşekkürlerimi sunarım.

Osman ŞAVKAN

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Müdür Yardımcısı

03 Ocak 2025

FİYAT ETİKETİ / FAHİŞ FİYAT UYGULAMALARI VE ZABITA

Hayat pahalılığı, fiyatlarda ve ücretlerde kaydedilen aşırı yükselişler dolayısıyla büyük tüketici kitlesinin ihtiyacı olan mal ve hizmetlere ulaşmada güçlük çekmesidir. Örneğin, ekmek, et, süt, peynir, zeytin, yağ gibi gıda fiyatlarının aşırı artması dar gelirli vatandaşların bu ürünlere ulaşmasını zorlaştırmakta, orta gelirli vatandaşları ise ihtiyaç miktarını azaltarak bu ürünleri temin yoluna gitmek zorunda bırakmaktadır.

Fiyat istikrarı, fiyatların tamamen sabit kalması anlamına gelmeyip, nisbeten yavaş ve enflasyonist sayılmayacak bir hızla yükselmesi şeklinde sağlanması ile tüketicilerin alım gücünün korunmasıdır. Aslında fiyat istikrarı tüketicilerin yanısıra yatırımlar, işletmeler, üreticiler gibi her kesim tarafından aranılan önemli unsurdur. Gelişmiş ülkelerde %2 – 3 ve gelişmekte olan ülkelerde %4 – 5 yıllık fiyat artışı normal görülür ve sağlıklı bir ekonomik gelişme için gereklidir.

Memleketimizde, zaman zaman siyasi ve ekonomik bozulmalar nedeniyle fiyatlar genel seviyesindeki yükselmeler normalin üstünde olmuştur ve her daim hayat pahalılığından söz edilmiştir. Bunların neticesinde oluşan krizlerde “ekonomik tedbirler” alınması hükümetleri mecbur kılmış ve tedbir amaçlı ekonomik paketler uygulanmıştır. Yakın zamanda 2005 ve 2017 yılları arasında %7 ila % 12 arasında enflasyon rakamları ile kısmen bir fiyat istikrarı sağlanmıştır. Ancak 2018 yılında %20 lerden başlayarak 2023 yılı sonuna kadar %65 seviyelerine yükselen enflasyon rakamları oluşmuştur.

Enflasyonun kötü sonuçlarını önlemek için hükümetler; para ve kredi politikası, vergi politikası, yatırım ve fiyat politikası gibi bir dizi mali ve iktisadi yöntem ve önlemlere başvurmak zorunda kalırlar.

Enflasyonist ortamlarda, işletmeler girdi maliyet artışları, kira artışları, işçilik ücret artışları, vergi artışları döviz kurlarının yükselmesi gibi nedenlere dayanarak sattıkları mal ve hizmetlerin fiyatlarına zam yaparlar. Ayrıca bu fiyat artışları sık aralıklarla yapılır. Bazı işletmelerde bu durumu kötüye kullanarak hayat pahalılığına sebebiyet veren keyfi ve fırsatçı uygulamalarla mal ve hizmetlerine zam yaparlar. Maliyet ve girdi unsurlarında artış olmaksızın suni ve aşırı fiyat yükselmeleri de piyasalarda görülür.

Özellikle dar gelirli vatandaşların şikayetleri artar. Hükümetler bu durumla uğraşmak ve düzeltmek için çaba harcamak istemeseler de acı reçeteler uygulamak zorundadır.

24 Ocak Kararları ve Önemi/Serbest Piyasa

24.01.1980 yılında o dönemin hükümeti, piyasalarda oluşan krizi önlemek için ekonomik istikrar programı hazırlanmış dar ve sabit gelirleri etkileyecek ücret artışlarını baskılayan kararlar almış ve vergi artışı gibi tedbirlere başvurmuştur. Hükümet harcamalarını da kısarak tasarrufa geçmiştir. Diğer yandan yeni kararlar alınarak kontrollü piyasadan serbest piyasa ekonomi modeline geçilmiş ve bu modelle Devletin piyasalar üzerindeki hakimiyeti gevşetilmiş ithalat ve ihracat düzenlemeleri yapılmış, döviz fiyatlarının belirlenmesi serbest bırakılmıştır. Netice olarak Türkiye kapalı ekonomik uygulamaları gevşeterek, dış ticaret pazarlarına açılmıştır.

Nitekim, aşırı fiyat artışlarıyla mücadele etmek için köklü karar ve önlemlere ihtiyaç vardır. Bu kararlar alınırken tarafsız ve objektif bir bakışa ihtiyaç vardır. Siyasi düşünceleri geri plana atmak ve kararlılık gerekir. Yapısal reformlar, kurumsal tasarruf tedbirleri, hukuksal güvencelerden şüphe duyulmaması en önemlisi her kesim için “güven” ortamının sorgusuz sağlanması zaruridir.

  • GEÇMİŞ ZAMAN (DÜNÜMÜZ)

1980 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle, hükümet tarafından serbest piyasa ekonomi sistemiyle ticaret yapılmasını düzenleyen ve geçiş yapılan kararların alınması ve ilan edilmesi ve uygulanmaya başlanması üzerine bu tarih çizgisi ekonomik uygulamalar için ayıraç olmuştur. 1980 yılından önceki dönem ticari düzenlemeler ve kontrollü piyasa koşulları dünümüzde yaşanan gelişmeler olmuştur. Dünümüzü açıklarken “Narh” uygulaması yani kamunun fiyatları belirlemesinden ayrıca piyasaya müdahale eden düzenleyici kanunlardan bahsedeceğiz. Bu dönemde döviz kurları kontrol altında ve hükümetçe belirlenmektedir. İthalat ve ihracatlarda serbest değil dar bir çerçevede yapılmıştır.

  • DÜNÜMÜZ

FİYAT BELİRLEME DÜZENLEMELERİ (MEVZUATLAR)

  • 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanun;

Tespit edebildiğim kadarıyla fiyatların belirlenmesinde o tarihte yürürlükte bulunan 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanunu içerisinde etkili düzenlemeler yapıldığı, Kanunun 15.maddesiyle belediyelerin Vazife ve Selahiyetleri başlığı altında günlük yaşama dair ve zorunlu ihtiyaç maddesi ürünlerin “fiyatlarını belirleme” yetkisi belediyelere verildiği görülüyor.

Bu yetkilerin fıkralarını aşağıda açıklarsak;

  • Umumun yiyip içmesi, yatıp kalkması, taranıp temizlenmesi, eğlenmesine mahsus lokanta, birahane, gazino, kıraatane, meyhane, han, otel, hamam, sinema, tiyatro, bar, dansing ve emsali yerlerin “ücret tarifelerini tanzim ve tasdik etmek,
  • Ütücü, kolacılar, lekeciler, giyim ve ev eşyası temizleyici ve boyacıları, ayakkabı tamirci ve boyacıları ve emsallerine ait ücret tarifelerini, mesleki

teşekküllerinin mütalaasını almak suretiyle tanzim ve tasdik etmek,

  • Belediye sınırları dahilinde deniz, göllerde seyrüsefer yapan araçlar, karada umuma mahsus mahallerde seyrüsefer yapan yük, binek araç vs. ücret tarifelerine riayet edecek tedbirler sağlamak, bunları idare etmek,
  • Tespit edilen toptan ve perakende azami satış fiyatlarına veya kar hadlerine ve ücret tarifelerine ve alınan kararlar veya yapılan ilanlar hükümlerine riayeti temin ve kontrol etmek. Azami satış fiyatları ve kar hadleri tespit edilen maddelerin satışa arz edilmemesi veya satıştan imtina edilmesi, kaçırılması, saklanmalarını men etmek.
  • Ete, ekmeğe, yaş meyve-sebze ile odun ve mangal kömürüne doğrudan doğruya ve kati lüzum halinde mahalli idare kurullarınca tasdik edilmek şartıyla diğer gıda ve zaruri ihtiyaç malzemelerine toptan ve perakende azami satış fiyatları ve yaş meyve ve sebzeye muhasır olmak üzere kar hadleri tespit etmek icabında bu maddeleri satın alarak satmak, stok etmek belirli bir kar hadleri dahilinde satın aldırmak, sattırmak, ihtiyacı olma dağıtmak üzere fon tesis ederek tanzim satış kurmak ve hayatı ucuzlatacak sair tedbirler almak
  • Not: 1580 Sayılı Kanun 16.maddesi, yukarıdaki vazifeleri belediyelere tevdi ederken, belediyeleri mecbur tutmamıştır. Ancak merkezi yönetim tarafından öncelikle İstanbul gibi nüfus yoğunluğu fazla olan belediyelerden sıkça fiyat belirlemeleri ve uygulamaları, taleplerinde bulunulmuştur.

FİYAT KONTROLLERİ, FİYAT OLUŞUMLARI HAKKINDA DÜZENLENEN DİĞER KANUNLAR

  • 1936 tarihli ve 3003 sayılı Endüstriyel Mamülatın ve Maliyeti ve Satış Fiyatlarının Kontrolü ve Tespiti Hakkında Kanun;
  • İktisat vekilliği şimdiki Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gerekli gördüğü “endüstri şubeleri” mamullerinin maliyet ve toptan eşya fiyatlarını tespite, denetlemeye yetkilidir. Tespit edilen satış fiyatları ilan olunur. Tespit ve ilan edilen toptan satış fiyatları Bakanlığın yanısıra belediyelerce kontrol edilir. Ancak bu kanun uygulamasının 1950 yılları zarfında ham madde piyasasında çok değişen fiyat tespitleri, kalite farkları gibi etkenler sebebiyle yeterli şekilde uygulanamadığı bilgisi verilmiştir.
  • 1936 tarihli ve 3078 sayılı Tuz Kanunu
  • Tekel ambarından alınan tuzların fiyatı Gümrük ve Tekel Bakanlığınca tespit olunur.
  • Tekel ambarı olmayan yerlerde belediye meclislerince tespit edilerek ilan olunur.
  • 1938 tarihli ve 3489 Sayılı Pazarlıksız Satış Mecburiyetine Dair Kanun
  • Perakende ticarette pazarlıksız satış zorunludur.
  • Perakende suretle satış yapan dükkanlar, mağazalar satış yerlerinde satılan malların üzerine bunların fiyatını ve ayırıcı niteliklerini gösteren birer etiket koymak zorundadır müsait olmayan hallerde halkın görebileceği yerlere liste asmak suretiyle fiyat belgelerinin sunulması mümkündür.
  • Bir malın tespit edilmiş, gösterilmiş olan fiyatından aşağı veya yukarı fiyattan satılması yasaktır.
  • Belediyeler bu kanun hükümlerinin uygulanması ve denetimine ait                                                                                                                    işleri görmekle yükümlüdür.
  • 1938 tarihli ve 9527 sayılı Kararname ile uygulama şekli belirlenmiştir. buna göre etiket konulması zorunluluğu İstanbul, Ankara ve İzmir belediye hudutları içinde; gıda maddeleri, giyim eşyaları, yakacak, halı, kilim ve turistik eşyaların perakende satışlarını ait bulunmaktadır. Bu kararnamede etkili bulunmamış 1970 yılında kaldırılmıştır.
  • 7/1321 sayılı Kararname kanun hükümlerinin belediye sınırları içinde dükkan ve mağaza gibi sabit satış yerleri ile hal ve pazar yerlerinde, isportacı ve seyyar satıcılarda yapılan perakende satışlarda malların fiyatının, cins ve niteliğinin, standarda yapılmış ise isim ve numarasını etikette belirtileceğini saptamıştır.
  • 29.11.1980 tarih ve 980/313 sayılı İstanbul Valilik emriyle; satılan malların etiketlerine alış ve satış fiyatları yazılması istenmiş, yetkili makamların kararlarına muhalefet edilmesi halinde TCK 526 maddesine istinaden bir ay hafif hapis veya 150 TL ye kadar hafif para cezası verileceği ilan edilmiştir.
  • Uygulama ve denetlemede belediyeler yükümlü tutulmuş. Para cezası kararları belediye encümenince verilmiştir. ayrıca 2.tekerürde işyeri kapısına ilan asılarak kapatılması kararı mevcut olup, verilen para cezası kararına mahkeme itiraz yolu kapalı tutulmuştur.
  • 1939 tarihli ve 3614 Sayılı Ticaret Vekaleti Teşkilat ve Vazifelerine Dair Kanun
  • Ticaret bakanlığı görev kapsamı gereği her daim ticari ve ekonomik düzenlemeler için belirleyici olmuş ve önem arz etmiştir.
  • 18.01.1940 tarihli ve 3780 Sayılı Milli Korunma Kanun
  • Olağanüstü hallerde Devlet bünyesini iktisat ve milli savunma bakımından güçlendirmek amacıyla Bakanlar Kuruluna çok geniş yetki verilmiştir. Bu kanun 2. Dünya Savaşının olağanüstü şartları için çıkartılmıştır. Üretim, imalat, ve ithalatta iktisadi ve ticari düzenlemeler ve çalışmalar için hükümette yetkilendirilmiştir. Burada maliyet unsurları, en çok kar hadleri, en çok satış fiyatları, emek ve sanat karşılığı ücretler hizmet sınıflarına ait ücret ve tarifelerin tayin ve tespitleri bu kapsam içine alınmıştır. Gerekli hallerde belediyelere de fiyat tespit edilen maddeler hakkında hükümet tarafından yetki kullanma izni tanınmıştır.
  • 2. Dünya Savaşı nedeniyle dünya üzerinde baş gösteren ekonomik sorunlar ülke içerisinde de panik yaratmıştır. 1 milyona yakın iş yapan insan askere alınması sebebiyle tarım ve imalat sektörlerinde bozulmalar yaşanmış üretim azalmış ve stokçuluk kara borsacılık artmıştır. Bunun yanısıra fiyatlarda da aşırı artışlar görülmüştür. Bu zor süreçte hükümet zorlayıcı düzenlemelerle ekonomiyle müdahaleler yapmıştır. Bu kanun 1960 yılında yürürlükten kaldırılmıştır.
  • 1964 tarihli ve 567 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanun
  • Kanunun    amacı    Üyelerinin ve çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamak menfaatlerini korumak çalışma usul ve esaslarını belirlemek,
  • 1950 tarihli ve 5590 Sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları Ticaret Borsaları Kanunu /
  • Üyelerinin hak ve yükümlülükleri gelir ve harcamalar ile bütçelerine ilişkin esasları yürütür. Ürünlerin piyasa fiyatlarını takip etmek bunları uygun araçlarla yaymak, endeks ve istatistik bilgileri düzenlemek işleri yapar.
  • Ürünlerin piyasa fiyatlarını takip etmek, bunları uygun araçlarla yaymak, Endeks ve İstatistik bilgileri düzenlemek işleri yapar.
  • 1953 tarihli ve 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczahaneler Kanunu
  • Bu kanun ilaç imalini ve satışlarını düzenlemiştir. İlaç fiyatlarının tespiti için Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı sorumlu kılmıştır.
  • 1956 tarihli ve 6747 Sayılı Şeker Kanunu
  • Küp ve kristal şekerlerinin satış fiyatı Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.
  • 1957 tarihli ve 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu
  • Zirai mücadele ilaç ve aletlerinin Tarım Bakanlığınca onanmış fiyatları ambalaj üzerinde gösterilmesi zorunludur.
  • 1957 tarihli ve 6973 Sayılı Sanayi Vekaleti Kuruluş ve Vazifeleri Hakkında Kanun
  • Sanayi mamullerinin standardizyon sağlanması ve kalite kontrol yapılması için Sanayi Bakanlığına görev verilmiştir.
  • 1960 tarihli ve 132 Sayılı Türkiye Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanun
  • Her türlü madde ve mamüller ile usul ve hizmetlerin standartlarını hazırlamak, asgari niteliklerini saptamak, uygulanması zorunlu görülenler hakkında karar almak. Uygun imalatta bulunanlara kuruluş ve mamüllere TSE garanti belgesi vermek görevleri Enstitüye verilmiştir.
  • 1965 tarihli ve 551 Sayılı Markalar Kanunu
  • Sanayi ve teknoloji bakanlığınca tanınan bazı imtiyaz haklarından yararlanmak için bazı mallara bu kanuna göre “marka” tescili konulması zorunlu kılınabilir.
  • 1964 tarihli ve 440 Sayılı İktisadi Devlet Teşekküleriyle Müesseseleri ve İştirakleri Kanunu
  • Bu kanunun “fiyat ve tarifeler” başlığıyla: Teşekküller mal ve hizmet fiyatlarını tespite serbesttir. Bunlar içerisinde temel mal ve hizmet mahiyetinde olanların fiyatları gerektiğinde Bakanlar Kurulunca tespit olunur.
  • 1973 tarihli ve 7/7202 Sayılı Türk Parası Kıymetini Korunması Hakkında 19 Sayılı Kararname İle FİYAT KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARI
  • Fiyatları kontrol etmek amacıyla Maliye, Ticaret, Sanayi ve Teknoloji Bakanlık müştesarları,  Merkez  Bankası  Başkanı  ve Devlet     Planlama  Teşkilatı temsilcilerinden kurulmuştur.
  • Kamu ve özel kesime mensup kuruluş ve şahıslarca zaruri görülecek mamül madde fiyatlarının artırılabilmesi bu komitenin ön müsaadesine bağlanmıştır. Aksi davranışlarda hukuki, idari ve ekonomik tedbirler öngörülmüştür.
  • Komitenin kararları arasında gıda maddeleriyle ilgili olanlar bulunmaktadır. (Ekmek, şeker, et vb.)
  • Sonuçta bu fiyat kontrol komitesine verilen görevler özel ve daimi kuruluş fonksiyonun eksiklikleri nedeniyle nitelik ve nicelik olarak istenilen düzeye ulaşmamıştır. 1976 yılında yeni aşamalarla safha değiştirmiştir.

Değerlendirme: Yukarıda bahsettiğim kanunları özetlersek dönemin hükümetleri, bakanlıklar ve belediyeler vasıtasıyla çeşitli ürünlerin özellikle zaruri ihtiyaç ürünlerinin satış fiyatlarını belirleme ihtiyacı hissetmiş ve piyasaya müdahalelerde bulunmuştur. Bu müdahalelerin piyasaya etkisinin olumlu veya olumsuz yansıması olup, olmadığına o günün şartlarına bakarak, inceleyerek ve analiz yaparak karar vermek gerekir. Tabi şunu da göz önünde bulundurmak gerekir o dönemdeki gelişmişlik düzeyi şimdi içinde bulunduğumuz zamanın, elektronik, iletişim, teknoloji, ulaşım, taşımacılık gibi sektörlerde çağımız hızla gelişmişlik düzeyinin gerisindedir.

Yine o dönem için araştırma gözlemlerine göre, piyasaya müdahaleler olumlu sonuç vermemiştir. Karaborsa, stokçuluk fahiş fiyatlar oluşmuştur. Hata hükümet ve belediyeler uygulamada zaman zaman fiyat politikalarını ve denetimlerini gevşetmişlerdir.

Dünümüz /Eski İstanbul alışveriş

Dünümüz/Eski İstanbul Alışveriş

HAYAT PAHALILIĞI

FİYAT ETİKETİ / FAHİŞ FİYAT UYGULAMALARI

  • ŞİMDİKİ ZAMAN (BUGÜNÜMÜZ)

Ülkemiz, 24.01.1980 sonrasında hükümetçe alınan kararlarla serbest piyasa ekonomi modeline geçilmiş devlet tarafından belirlenen döviz fiyatları ve hareketleri serbest bırakılmış, ithalat ve ihracat düzenlemelerine gidilerek daha serbestçi yöntemler benimsenmiş ve Devletin tekel hakimiyeti bir nevi sınırlandırılmıştır. Piyasalarda mal ve hizmetlerin satış fiyatı, “serbest piyasa” koşullarından arz ve talebe göre oluşması arzu edilmiştir.

Piyasalarda; mal ve hizmetlerin satış fiyatı, ekonomi kuralları gereği,

  • Ekonomik şartlar olumlu ise tüketicilerin lehine düşük olur.
    • Ekonomik şartlar olumsuz ise tüketicilerin aleyhine yüksek olur.

Serbest piyasa ekonomi modelinin uygulanması tabiki bir başı boşluk yaratılacak anlamı taşımamalıdır. Ticaretin piyasa işleyişine zarar vermemesi önemlidir. Piyasada denge, denetim işlevi gören yasal düzenlemelerde yapılmıştır. Bu nedenle, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakim durumlarını kötüye kullanmalarını önlemek; 6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile perakende ticaretin serbest piyasa ortamında etkin ve sürdürülebilir rekabet şartlarına göre yapılması, 4077 Sayılı Kanunu değiştiren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tanzim edici, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemler almak amaçlanmıştır. Bu kanunlar piyasa koşullarının işletilmesi ve düzenlemesi hususları için önem arz ederler.

Burada Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun önemlidir. Bu kanunun amaçlarını biraz açarsak Tüketici Kanunu işyerlerinin haksız ticari uygulamalarını yasaklamış, ticari ilan ve reklam yoluyla tüketicilerin yanıltılması ve aldatılması hususlarında yine yasaklayıcı önlemler almış ayrıca tüketicileri korumak için “Reklam Kurulu” oluşturulmuştur. tüketicilerin alışverişlerinde bütçesini koruması kendisine en uygun fiyatı seçmesi kriterlerini sağlayan fiyat etiketi ve listesi uygulamalarını düzenlemiştir. Düzenlemeyle işyerlerinin fiyat rekabeti amaçlanmış ve tüketicinin ekonomik çıkarlarını koruma maksadıyla mal ve hizmetlerin vergiler dahil satış fiyatının, birim fiyatının ayırıcı özelliklerinin görülebilir ve okunabilir şekilde etiket ve listelerinde gösterilmesini mevzuatında zorunlu kılmıştır.

Diğer hususu da gözden kaçırmamamız gerekir. Serbest piyasa kuralları çerçevesinde 5362 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu 62. maddesi ve 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Kanunu 12. maddesi 1.fıkra (I) bendi (sadece esnaf muadili üyeleri için) ile dayanak oluşturan “üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri” hakkında yönetmelik gereği bu oda kuruluşları üyeleri hakkında kendi yetkili organlarınca fiyatları belirleyerek, uygulamaktadır. Sadece bir istisna uygulama, simit ve standart ekmek fiyatı belirlenirken yapılmaktadır. Esnaf ve Tacir Fırıncılar Odalarınca belirlenen simit ve standart ekmek fiyatı tarifesine belediyeler veya mülki amir itiraz edebilmektedir. İtiraz; Mülki Amir, Belediye, Ticaret Bakanlığı ve Oda temsilcilerinden oluşan komisyona yapılır. Komisyon itirazı kabul ederse bir önceki ekmek ve simit fiyatı tekrar uygulanır. Eğer tarafların itirazı devam ederse, “kesin karar” usul olarak Ticaret Mahkemesine yapılabilecek itiraz üzerine mahkeme tarafından verilir. Burada ilave yapılan düzenlemeyle odalar son kararlarıyla tekrar yeni tarife hazırlar ise bu tarifeyi direk Ticaret Bakanlığının görüşüne sunarlar. Daha sonra yetkili organlarında (Yönetim Kurulu- Meclisi) kabulü sunarlar. Meslek odalarına, ilgili 5362 ve 5174 sayılı Kanunlar içerisinde fiyat tarifesini belirleme yetkisiyle birlikte, üyelerinin belirlenen tarifelere uymalarını denetlemek ve idari para cezası uygulamak yetkisi de verilmiştir.

Fiyat Etiketi Nedir?

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 54. maddesinde düzenlenen “fiyat etiketi hükümleri” mal ve hizmetin satış fiyatını pahalı veya ucuz şekilde oluşmasını etkilemez. Sonuç olarak tüm şartlarda oluşan satış fiyatları, etiketlerinde gösterilmek zorundadır. Fiyat etiketinde belirtilen satış fiyatları, piyasa verileri sonucu satıcı ve sağlayıcılar tarafından belirlenmektedir. Fiyat etiketi bir mal veya hizmet için belirlenmiş satış bedeli olup, tüketiciler için satın alma tercihleri için önemli göstergedir. O zaman bu gösterge tüketicileri alışverişlerinde etkileyecek önemli unsurdur. Tüketiciler alışverişlerini yaparken “mal ve hizmet” ile ilgili seçimlilik haklarını, hangi ürün ucuz veya pahalı mukayesesini fiyat etiketinde belirtilen satış fiyatı rakamları üzerinden yapar. Fiyat etiketi, tüketiciler için ekonomik çıkarlarını koruması, bütçesini oluşturması, bilgilendirilmesi sonucu hangi mal veya hizmeti alacağı hususunda seçimlilik tercih verileri içerir.

İşyerleri içinde fiyat etiketi önemlidir. Birbirleriyle etiket üzerinde yazan satış fiyatları üzerinden rekabet eder, mal satış fiyatı indirimlerini etiket üzerinde göstererek tüketicileri etkilemeye çalışırlar. Etiket üzerinde gösterilen satış fiyatı aynı zamanda malın kalite değerini de yansıtır.

Kamuoyunda ve medyada fahiş fiyatların önlenmesi için, zabıtalar “etiketlerdeki fiyat artışını önlesin, denetlesin” şeklinde bir algı oluşmuştur. Oysa 6502 sayılı Tüketici Kanunu içerisinde düzenlenen fiyat etiketi hükmü serbest piyasa şartlarını sağlayarak, işyerleri arasında rekabetin oluşmasını bu sayede tüketicilerin de piyasada oluşan satış fiyatlarını etiketlerde araştırarak en ucuzunu, en uygununu almaları için seçenek oluşturmasını amaçlamıştır. Tüketici Kanununun 54.maddesi etiketlerde satış fiyatı, birim fiyatı, üretim yeri, ayırıcı özelliklerinin kolayca görülebilecek, okunabilecek şekilde konulmasını düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere bu mevzuat içerisinde etiketlerdeki satış fiyatı tutarı ve işyerlerinin kar marjı bir formülle düzenlenmemiştir. Günümüzde piyasa şartlarında satış fiyatları serbestçe oluşmaktadır.

Fiyat Etiketi Uygulaması

Fiyat etiketi, tüketicilerin alışveriş yaparken mal ve hizmetlerin belirlenmiş satış fiyatını göreceği bir görseldir. Belediye zabıtası Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun

54.maddesi fiyat etiketi mevzuatında belirtilen satış fiyatını, birim fiyatını, ayrıca özelliklerini, kasa-reyon farklarını, indirimli satışlarda önceki fiyat ile indirimli satış fiyatının etiketinde birlikte yazılmasını ayrıca tüm bu hususların görülebilir ve okunabilir şekilde etikette gösterilmesinin uygulanması ve izlenmesi işlerini yürütmekle görevlidir. Belediye zabıtasının tespit etmiş olduğu aykırılıklara istinaden 6502 sayılı Kanun 77. maddesi 1. fıkrası a-bendi gereği 78. maddesi 1. fıkrasına istinaden Ticaret İl Müdürlüğü’nce idari para cezası uygulanır.

Fiyat etiketi ve listesi denetimlerinde “Fiyat Etiket Yönetmeliğiyle” açıklanan ve uygulanması istenilen diğer hükümleri ileriki sayfada yer vereceğim.

Fahiş Fiyat Tanımı Nedir?

Bununla birlikte ürünlerin fiyatlarının sürekli artması üzerine 2020 yılında “fahiş fiyat” uygulaması için 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanununda düzenleme yapılarak Ek-1 madde eklenmiş ve “Haksız Fiyat Denetim Kurulu” oluşturulmuştur. Yine 28.05.2020 tarihli Resmi Gazetede Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği yayınlanmış ve yönetmelik içerisinde Fahiş fiyat; olağanüstü durumlarda, ekonomik dalgalanmalarda, girdi ve maliyetlere bağlı haklı bir sebebe dayanmaksızın yapılan aşırı ve adil olmayan artış şeklinde açıklanmıştır. Bu düzenleme içerisinde denetim yetkisi Ticaret Bakanlığı ve İl Ticaret Müdürlüğü denetmenlerine tanımlanmış ve belediye zabıtasına açık bir denetim yetkisi verilmemiştir. Bir istisna olarak, Bakanlığın talebi ve bildirmesi üzerine “belediyelerden inceleme yapması sonuçlarını yine bakanlığa göndermesi” belirtilmiştir. Görüldüğü gibi zabıta memurlarının denetim yetkisi açık şekilde tanımlanmamıştır. Burada fahiş fiyat uygulaması işlemlerinde işyerinden savunma alınması istenmiştir. İşyerine hemen para cezası kesilmemekte savunması Haksız Fiyat Kurulunca değerlendirilerek Kurul tarafından para cezası kararı verilmektedir.

Fahiş Fiyat Uygulaması

Fahiş fiyat ve denetimi yapılması ayrı bir mevzuattır. Satış fiyatının fahiş olup, olmadığı konusunu 6585 Sayılı Kanun Ek.1 maddesi ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği düzenlemelerine göre, Ticaret Bakanlığı ve İl Müdürlük görevlilerince takip edilmesi gerekir. Ancak, Bakanlık belediyelerden bir işyeri hakkında inceleme talep ettiği durumlarda ilgili belediye zabıtası o işyerinde araştırma yapar. Örneğin alış-satış fiyat tespitleri gibi belgeleri raporlayarak Ticaret Bakanlığına gönderir. Denetimler sonucu; fahiş fiyat uyguladığı anlaşılan işyerine “Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunca” 6585 sayılı Kanun 18. mad. 1. fıkrası k-bendi gereği idari para cezası uygulanır.

Fiyat Etiketi ve Fahiş Fiyat Para Cezası Miktarı

Fiyat etiketi ve fahiş fiyata uygulanan idari para cezası miktarlarından bahsetmek gerekirse; 2024 yılı başında fiyat etiketi para cezası miktarı her bir aykırılık için 2.172 TL olmuş ancak Mayıs içerisinde yapılan kanuni düzenleme ile 2.200 TL şeklinde yuvarlanmıştır. Fahiş fiyat para cezası miktarı yılbaşında 52.000 TL ile 525.000 TL arası olmuş yine2024 yılı içerisinde yapılan kanuni bir düzenlemeyle Mayıs ayı içerisinde 100.000 TL ile 1.000.000 TL aralığına yükseltilmiştir.

2025 yılı için yeniden değerlendirme oranı 43,93 olarak belirlenmiştir. Bu vesileyle 2025 yılı ceza miktarı;

  • Fiyat etiketi aykırılıkları için 3.166 TL olmuştur.
  • Fahiş fiyat uygulaması için 144.000 TL ile 1.439.000 TL aralığında yükseltilmiştir.

Genel Değerlendirme

Günümüzde son zamanlarda yaşanan ekonomik bozulmalar nedeniyle sık sık fiyat değişiklikleri görülmektedir. Piyasa fiyatlarında TÜİK tarafından ölçülen ve STK kuruluşlarınca daha farklı yüksek oranlarda ölçülen enflasyon oranları görülmektedir. Bu fiyat artışlarının denetlenmesi bir şekilde önlenmesi için “zabıta” görevini yapmıyor şeklinde medyanın da yanlış bilgilendirmesiyle vatandaş nezdinde tepkiler oluşmaktadır. Tabiki piyasanın başıboş bırakılmaması adına kamu denetimleri önemlidir. Her kamu kurumu kendisine kanunlarla verilen uygulama yetkileri çerçevesinde hareket eder ve etmelidir. Bu kapsamda fahiş uygulamasında düzenlenecek yeni bir mevzuat ve açık tanımlanmış denetim hükümleriyle Belediye Zabıtası görevini hakkıyla yerine getirecektir. Ancak burada esas olan pahalılığın önlenmesi yöntemi fiyat artışlarının önlenmesi ve istikrara kavuşması “ekonominin” pozitif yönde düzelmesiyle olacaktır.

SONUÇ: Ülkemiz dünümüz ve bugünümüzde “Hayat Pahalılığı” sorunları yaşanmıştır. Önlem amaçlı bir çok kanun ve düzenlenmeler yapıla gelmiştir. Bu önlemlerin içerisinde zaman zaman Belediyelere de yetki ve görev tanındığı görülmektedir. Belediyelerin kolluk gücü biz zabıta memurlarının bu konulardaki rolü tabi ki küçümsenemez ve zabıtanın saha hakimiyeti güçlüdür. Çünkü rahatlıkla her alana en kısa zamanda erişim ve müdahale sağlayabiliriz. Bu gaye doğrultusunda etkin hizmet verebilmemiz için önemli husus, mevzuatlarda Belediye Zabıtasının görev ve yetkilerinin açık ve anlaşılabilir dille tanımlanması gerekmektedir. Bu durumun denetim mekanizmasını güçlendireceği aşikardır. Mevzuatlarda yetkimiz olmayan işlerde zabıta memurlarının “durumdan vazife çıkartması” farklı farklı müdahalelerde bulunması bizleri kamuoyu önünde zor duruma düşürecektir.

Kısaca, zabıta memurları 6502 Sayılı Kanunun 54.maddesiyle belediyelere tanınan uygulama ve izleme yetkisiyle perakende mal satan, hizmet sunan tüm işyerlerinde “fiyat etiketi” denetimlerini gerçekleştirir. Fahiş fiyat denetiminde ise ancak Ticaret Bakanlığının talebi üzerine ve istenilen talep çerçevesinde ön inceleme yaparak sonuçlarını Bakanlığa iletir.

FİYAT ETİKETİ UYGULAMALARI

Dayanak: 07.11.2013 tarih ve 28.11.2013 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Fiyat Etiketi başlıklı 54. maddesi ve 28.11.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Fiyat Etiketi Yönetmeliği.

  • 54.madde 4. fıkra Belediyeler fiyat etiketi hükümlerinin uygulama ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle görevlidirler.

Etiket Örnekleri

FİYAT ETİKETİ VE LİSTE ÖRNEKLERİ

Denetim İcrası

Belediye Zabıtaları; perakende mal satan, hizmet sunan işyerlerinde fiyat etiketi ve listelerinde aşağıda belirtilen hükümlerin takibi hakkında denetim yaparlar.

  • Etiket veya fiyat listesi konulması zorunludur.
  • Fiyat etiket ve listesindeki bilgileri Türkçe yazılması zorunludur.
  • Etiket ve tarifelerinin kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde yazılı, dijital veya elektronik etiket olarak konulması gerekir.
  • Etikette, malın satış fiyatı tüm vergiler dâhil olarak yazılır.
  • Malın satış fiyatının net miktar üzerinden belirlenmesi zorunludur.

(Net Miktar: Ambalajlı malın, ambalajının diğer malzemeler hariç miktarıdır)

  • Malın ayırıcı özelliği, cinsinin yazılması zorunludur.
  • Yerli ürünlerde belirlenen yerli logo konulması zorunludur.
  • Satılan mal ithal ürün ise üretilen ülkenin ismi Türkçe yazılır.
  • Etiket ve listelerde düzenlenme veya değişim tarihi yazılması zorunludur.
  • Bölünmüş olarak satılan ürünlerin birim fiyatları etikette    görülebilir ve okunabilir şekilde yazılması zorunludur.
  • Açık halde satılan malların, sadece birim fiyatının yazılması yeterlidir.
  • Kuver, garsoniye gibi ücretlerin alınması halinde listelerde belirtilmesi zorunludur.
  • Etiket zorunluluğu olmayan mallar şunlardır: üzerinde veya ambalajların üzerinde etikette bulunması gereken hususlar yazılı olan mallar, kitap, dergi, gazeteler ve kıymetli taş ve madenlerden yapılmış mallar.
  • Hizmetin özelliğine ve tüketiciye sunuş biçimine göre, tarife ve fiyat listesi işyeri içinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde asılır veya konulur.
  • Tarife ve fiyat listesi; lokanta, restoran, kafe, pastane ve benzeri yiyecek ve içecek hizmeti sunulan işyerlerinde, işyerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde asılır, takılır veya konulur.
  • Etiketlerin ve listelerin üzerindeki rakam ve harfler, gerçeğe uygun yazılmalı, karışıklığa sebebiyet verecek şekilde ve yanıltıcı aldatıcı bilgiler içermemelidir.
  • Yurtdışında ifa edilmesi öngörülen paket tur eğitim hizmetleri, yurtdışı ulaşım konaklama hizmetlerinin fiyat listeleri hariç olmak üzere etiket ve listelerde satış fiyatı TL veya ₺ simgesi şeklinde yazılması zorunludur.
  • Satış fiyatından ayrı olarak depozito bedeli var ise, söz konusu tutarının yazılması gerekir.
  • Etiket ve tarifelerde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat uygulanması zorunludur.
  • İndirimli mal veya hizmetin; indirimli satış fiyatı ve indirimden önceki fiyatı etiket ve listelerde görülebilir ve okunabilir şekilde gösterilmelidir. İndirimli satışa konu edilen mal ve hizmetin indirimden önceki satış fiyatının tespitinde indirimin uygulandığı tarihten önceki 30 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınır. Meyve, sebze, süt, vs. gibi çabuk bozulabilen mallara ilişkin indirim miktarı hesaplanırken indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınır.
  • İndirim oranı, malın bir önceki fiyatına göre hesaplanır.
  • Toptan veya perakende satışın birlikte yapıldığı yerlerde, perakende satış etiket kurallarına uyulur.

Cezai Yaptırım İşlemleri

  • İşyerleri hakkında her bir aykırı işlem için tutulan tespit tutanakları 6502 sayılı kanunun 77 ve 78. maddeleri gereği o yerin Ticaret İl Müdürlüğüne gönderilir.
    • İdari para cezası kararı; Ticaret İl Müdürlüğünce verilir.
    • İdari para cezası kararı; Ticaret İl Müdürlüğünce tebliğ edilir.
    • İdari para cezası Ticaret İl Müdürlüğünce tahsil edilir.
    • İşyerlerinin ceza kararının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün süre zarfında idari mahkemeye itiraz hakkı vardır.

TUTANAK VE İŞLEM MİKTAR ÖRNEKLERİ

Örnek 1: Satışa sunulan 1 kg pirinç, 1 kg kırmızı mercimek, 1 kg kuru fasulye, 1 kg makarna, 1 kg bulgur, ve 1 kg nohutun fiyat etiketi yok ise bu işyerinin ceza tutarı her bir ürün için 6 katı olarak uygulanacaktır. (3.166 TL X 6 = 18.996 TL)

Tutanak İfadesi

Örnek 2: Reyon – kasa uygulamasında, esnasında örneğin 15 ürünü kasadan geçirelim. 5 ürünün fiyat etiketinde belirtilen tutardan fazla tüketici aleyhine kasada fark çıkması durumunda bu işyerinin ceza tutarı aşağıda gösterilen her bir ürün için 5 kat olarak uygulanacaktır.  (3.166 TL X 5= 15.830 TL)

Tutanak İfadesi

Örnek 3: Mağaza vitrin veya içerisinde İndirim ilan edilen satışlarda diyelim ki gömlek, ceket, pantolon ve ayakkabının fiyat etiketlerinde indirimden önceki satış fiyatı ile indirimli satış fiyatı birlikte gösterilmemiş olsun (tek fiyat gösterilmiş) işyerinin ceza tutarı her bir ürün aykırılığı için 4 kat olarak uygulanacaktır. (3.166 TL X 4 = 12.664 TL)

Tutanak İfadesi

SATIŞTAN KAÇINMA

6502 Sayılı Tüketici Kanunu 6.maddesiyle “belediyelere” işyerlerinin sattığı/sunduğu mal ve hizmetler hakkında satıştan kaçınmaları halinde, bu işlerin uygulama ve izlenmesi görevleri verilmiştir.

Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe satışından kaçınılamaz.

Satıştan Kaçınma Uygulaması

  • Belediye zabıtası bir işyerinde satış kaçınma aykırılığını tespit etmesi halinde belgeleriyle durum hakkında tespit tutanağı tanzim ederek o ilin Ticaret İl Müdürlüğüne bildirilir.
  • Ceza kararı, tebligat ve tahsilat işlemleri Ticaret İl Müdürlüğünce yerine getirilir.
  • İşyerinin ceza kararlarına karşı 30 gün süresi içinde İdare Mahkeme itiraz hakkı vardır.

Satıştan Kaçınma İdari Para Cezası Miktarı

  • 2025 yılı için 3.166 TL’den az olmamak üzere, aykırılığı tespit edilen her bir işlem için “satıştan kaçınılan mal ve hizmetin” vergiler dahil toplam satış fiyatının %10’u kadar idari para cezası uygulanır.

(6502 sayılı Kanun 77. mad. 1. fıkrası b-bendi gereği)

İdari Para Cezası Hesaplama Yöntemleri Örnek 1.

Koltuk Takımı Satış Fiyatı: 85.000 TL ise bu miktarın %10’u hesaplanır. Uygulanacak Ceza Miktarı:85.000 TL’nin %10’u 8.500 TL olacaktır.

Örnek 2.

Bilgisayar Satış Fiyatı: 29.000 TL ise bu miktarın %10’u hesaplanır.

Osman ŞAVKAN Müdür Yardımcısı  

Uygulanacak Ceza Miktarı: 29.000 TL’nin %10’u 2.900 TL “taban para cezasının altında kaldığı için” bilgisayar için taban idari para cezası miktarı 3.166 TL olarak uygulanacaktır.

03.01.2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir